Menu

Makale Dizini

Death Stranding oyununun PC tarzında ve grafik performansını inceliyoruz.

Death Stranding oyunu için özetle bir müthiş grafik detayları ile kargoculuk ve yaşam simülasyonu diyebiliriz. Death Stranding, dünyasına adım attığınızda ölümün kıyısında bir yolculuğun çok daha fazlası veya azı diyebilirim. Death Stranding tarz açısından yeni bir tür falan değil ve oldukça iddialı bir fikrin, aksiyon, macera türüne uyarlanmış, Kojima Productions tarafından geliştirilen ve Sony Interactive Entertainment ve 505 Games tarafından yayınlanan bir aksiyon oyunu ve Metal Gear Gear Solid V'e benzer şekilde, katılımcıların oyun dünyasında birbirleri için malzeme ve mesaj bırakabilecekleri asenkron çok oyunculu özelliklere sahip

Death Stranding Kiralyum adında, halihazırda dünyamızın alt katmanlarında yer alan maddenin büyük yoğunluğa ulaşması ve sonunda ortaya çıkan patlamalar neticesinde dünyamıza kapı açmasıyla beraber medeniyetimizi büyük bir çöküşün içine sürüklüyor.  İnsanlığın büyük kısmının yok olmasına sebep olan bu madde ve etrafta başıboş dolanan kayıp ruhlar, yani KV'lerin türemesine neden oluyor.

Yaşayan her canlı potansiyel bir KV ve ölen her canlı, diğer tarafa geçiş yapamadığı için öldükten sonra nekrolaşma sürecine giriyor ve KV halini alıyor. Fakat ölümden 48 saat içinde yakılmazsa, kiral yoğunluk artıyor ve "Zamanyıkımı" gerçekleşiyor. Yağmurla beraber dokunduğu her nesne ve organizmalar için zamanın akışını hızlandıran Zamanyıkım, dokunduğu her şeyi çürütüyor. Kiral yoğunluğun artmasıyla beraber yaşlandıran yağmurlar bir yana, yağmurlarla ortaya çıkan KV'ler de insanlar için en büyük korku haline gelirken insanlık izole bir toplum haline geliyor. Amerika'dan eser kalmıyor. Geriye sadece düşmüş şehirler ve sığınaklarda tek başlarına yaşamaya çalışan "kıyametçiler" kalmış durumda. Haliyle bir de Amerikan başkanının oğlu Bridges. UCA, yani United Cities of America'yı kurmak, Q-pid ile şehirleri birbirine bağlayarak medeniyeti ayakta tutmak isteyenlerden biri de karakterimiz Sam Porter Bridges.

İnsanların hayata tutunmaları için ihtiyaçlarını karşılamak, şehirleri birbirlerine bağlamak ve yeni medeniyetin ağlarını örmek üzere görevlendirilen bu kahraman taşıyıcılardan biri olan Sam "Öteci" olması. Yani patlamayla ortaya çıkan kiralyuma karşı duyarlı olan insanlara verilen Öteci ismi, onların çevredeki KV'leri hissedebilip, algılayabiliyorlar.

Sam Porter kargosu sırtında, dere kenarında yol alırken veya motosikleti ile hafif hafif gazlarken ya da bir dağın başında beline kadar kara, bata çıka güç bela yürümeye çalışırken, karşılaştığınız enfes manzara ve tam da o sırada arkada çalmaya başlayan bir şarkı ile kendinizi çok huzurlu hissediyorsunuz. Low Roar ve daha pek çok sanatçıyla çalışılmış. Oyunun sahneleri ve müzikleri gerçekten enfes olmuş.

Yükçü üssü basmak çok kolay. Bir sürü silah seçeneğiniz var ama bol bol el bombası işinizi görecektir. Oyun KV bölgelerinden gizlene gizlene geçmemi öneriyor ama sıkıldığım ve action olması için dalıp, bölgeleri temizlemek ve geçmek daha iyi oluyor.

Kısacası oyun aksiyon konusunda bol seçenek sunuyor ve girdiğiniz ilk birkaç aksiyondan çok keyif alıyorsunuz ama sonra hepsi aynı geliyor. Metal Gear gibi bir seriyi yapan Kojima’dan kesinlikle daha iyisini beklerdim ve her ne kadar Kojima hayranı olsam da burada iyi bir iş çıkaramadığını söylemem gerek.

Oyunu PC platformunda en yeni NVIDIA GeForce ekran kartı performansına göre test ettim. Oyun grafik detaylar açısından oldukça başarılı. Sanki gerçek bir dünyadamışcasına bir izlenim yaşatıyor. Fakat oyuna başladığınızda direkt aksiyona giremiyorsunuz. Oyuna ilk başlangıçta Sam karakterini yürüterek, zıplatarak başlıyoruz. Sonra sanki bir çizgi dizi film içersinde buluyoruz kendimizi. Bolca konuşma ve video seyretmeyle geçiyor ki bu bölümler oldukça uzun ve sıkıcı. Ben 30dk sonunda öyle sıkıldım ki sonunda oyundan çıktım.

Fakat bu oyunu keyifli hale getiren şeylerin başında o mükemmel bir açık dünya var. İnanılmaz kaliteli görüntüler var.  Death Stranding oyununu bir GeForce RTX GPU'lu ekran kartınız varsa RTX ve Nvidia DLSS 2.0 teknolojilerinden oldukça iyi faydalanıyorsunuz.  Oyunda 1440p'de 100 fps üzerinde veya 4K görüntü ile 60 fps üzerinde kare hızıyla çalışabileceği anlamına geliyor. DLSS 2.0, NVIDIA'nın AI Deep öğrenme algoritmasının net ve keskin oyun görüntüleri oluştururken kare hızlarını artıran en son teknolojisi.

Oyun DLSS modu, performans ve görüntü kalitesi sunuyor. TAA aniden uygulanmadığı ve gerçekten çok iyi göründüğü için, kalite modunu gönülden tavsiye edebiliriz. Performans modu iyi çalışıyor, ancak burada görüntü kalitesinden vazgeçiyorsunuz ve bu görülebilir. Örneğin bir şelale daha bulanık görünüyor. Yani bir RTX kartınız varsa, kalite modu AÇIK olarak oynamanızı tavsiye ederim.

Oyun çeşitli kalite ayarları ve modları sunuyor. 1920x1080 çözünürlükte ekran kartlarına giriş seviyesi bile mümkün olan en iyi ayarlarda çok iyi kare hızlarına ulaşabiliyorsunuz. Görsel olarak normal ile en karmaşık mod ayarları arasında çok az fark buluyor.

Grafik belleği kullanımı, oyun sahnesine ve oyunlardaki etkinliğe göre dalgalanabilir. Bu oyun, oyun içinde hareket etmeye başladığınızda grafik belleği tüketir, bellek kullanımı dinamiktir ve herhangi bir zamanda değişebilir. Genellikle daha yoğun ve daha karmaşık bir sahne (örneğin, çok sayıda bina veya bitki örtüsüne sahip bir sahneye girmek) daha yüksek kullanım sağlar. Maksimum "Yüksek" kalite ayarlarına yakınlığınızla bu oyun 5 ~ 6 GB eşiğine doğru beşte kalmaya çalışıyor. 4GB ekran kartların ayarlarımızda oyunu çalıştırmakta zorluk çekebileceğini fark ettim.