Menu

Güney California Üniversitesi'nde yapılan bir çalışmaya göre; insanlığın dijital olarak depoladığı veri miktarı 295 exabyte değerini aştı. Smartphone devriminin ısınmaya başladığı 2007 yılında ise insanlar birbirleriyle karşılıklı 65 exabyte'lık veri değişiminde bulundu.

Oldukça önemli bir miktarı çöplük olan bu veri trafiğini kontrol altında tutmak gerçekten hiç kolay değil ve bu iş gittikçe de zorlaşıyor. İnsanlar yaklaşık 30 - 35 yıldır elektronik olarak veri depolayabiyorlar. Eskiden kağıt üzerinde saklanan veriler, sayısal değerlerin elektronik hafıza hücrelerine 1 ve 0 olarak kaydedilmesiyle dijital olarak depolanmaya başlandı. Artık kağıt üzerinde veri saklama sadece yedekleme ve raporlama işlemleri için gerçekleştiriliyor. Artan nüfus, ilerleyen teknoloji, gittikçe karmaşıklaşan ekonomi, sayısı gittikçe artan organizasyonlar, projeler, geliştirilen yeni teknikler vs. gibi insanlığın sahip olduğu toplam veri miktarını artıran tüm faktörler depolanması gereken bilgi miktarını da kontrol edilemeyen bir şekilde arttırıyor. Bilgisayar ve internetin artık her evde ve kuruluşta olması gereken vazgeçilmez bir olgu haline gelmesiyle milyarlarca insan belge fotoğraf ve diğer dokümanlarını hard disk, disket, CD, DVD, teyp, mikrofilm, flaş bellek gibi kayıt ortamlarına kaydetmeye başladı. Güney California Üniversitesi'nde yapılan çalışmada yürütülen tahmine göre; kontrol edilemeyen diğer kayıt ortamları düşünüldüğünde, depolanan veri miktarı, aslında 295 exabyte değerinden de çok fazla. Bir exabyte, bir milyon terabyte'a veya bir milyar gigabyte'a eşit..

Online olarak da takip edilebilen Science Dergisi'nin gelecek sayılarında yayınlanacak olan çalışmada, araştırmacılar 60 adet dijital ve analog cihazın kombinasyonunu gözönüne aldılar. Araştırmacılar, kağıt tabanlı depolama miktarının düşmeye başladığı 1986 ile bilgisayar tabanlı hesaplamanın senelik % 58 arttığı 2007 yılları arasında dijital depolamanın A.B.D.'nin gayri safi milli hasılasından 10 kat daha hızlı büyüdüğünü tespit ettiler. Aynı dönemde telekomünikasyon yıllık % 28 ve depolama kapasitesi de yıllık % 23 büyüme kaydetti.

Araştırmacılar 2002 yılını dijital çağın başlangıcı olarak kabul ettiler çünkü 2002 tüm dünyadaki dijital depolama kapasitesinin analog depolama kapasitesini geçtiği ilk yıl oldu. Çalışmada, 2007 yılına gelindiğinde insanlığın toplam depolama kapasitesinin % 97'sinin dijital yapıda olduğu belirtilmekte.

Kaydedilmemiş veriyi de göz önüne alan araştırmacılar, 2007 yılında yaklaşık 2 zettabyte bilginin televizyon, radyo, GPS ve diğer cihazlar vasıtasıyla yayınlanmış olduğunu hesapladılar. 2 zettabyte'lık bu değer gezegenimizdeki herbir insanın günde 174 adet gazete okuduğunda karşılaşacağı veriyle eşdeğerde.

Aynı yılda (2007), insanlar cep telefonunun da içinde bulunduğu iki yönlü iletişim metodu ile 65 exabyte'lık bilgi alışverişi yaptı. (Gezegenimizdeki herbir insanın günde 6 adet gazete okuduğunda karşılaşacağı veri!) 2007 yılı aynı zamanda smartphone devriminin de ısınmaya başladığı yıl olarak tarihe geçmiştir.

Çok fazla Bilgi?

Üssel olarak büyüyen ve tekrar kazanılamayacak kayıp veri çöplüğü oluşturan bu elektronik karmaşa hiç de iyi bir şey olmayabilir aslında.

Pund-IT'nin baş analizcisi Charles King'e göre, gelişen depolama teknolojisi sayesinde artık herhangi bir kişi, A.B.D. Ulusal Kütüphanesi'ndeki veriye eşdeğer miktarda veriyi cebinde taşıyabiliyor. Teknolojik olarak ilham verici gibi görünen bu durum, kontrolü ve idamesi birçok topluluk için hayal bile edilemeyecek seviyede çok zor olan bir "karmaşıklık" aslında.

King'e göre; evinde çok sayıda dolaba sahip olan veya geniş bir tavan arasına sahip olan bir kişinin işe yaramaz malzemeyi elinden çıkarmakta göstereceği isteksizliğe benzer bir şekilde; ucuz ve küçük hacimli flaş bellekler ile devasa depolama kapasitesine sahip olan tüketiciler ve kurumlar da "delete" tuşuna basmakta aynı isteksizliği göstermekteler. Gelişen teknoloji depolama işini çok kolay bir hale getirdiği için, kişiler ve kurumlar ürettikleri ve kullandıkları verileri "işe yarar" ve "işe yaramaz" ayrımı yapmadan saklamaktalar.

Veri depolama teknolojisi ve ortamları gün geçtikçe kapasite bakımından genişlediği, işlem açısından hızlandığı ve fiyat açısından ucuzladığı için PC, laptop, fotoğraf makinası, kamera, smartphone gibi dijital veri üreten cihazlar da bunları bütünleşik olarak tüketiciye sunmaktalar. Bu da işi daha da önü alınamaz hale getirmekte..

Sonuç olarak, verinin kontrolsüz bir şekilde saklanması, o verinin verimli yönetimini ve kullanımını da engelliyor. Kullandıkları ve sakladıkları veriye para harcayan iş dünyası için bu durum çok ciddi sonuçlara sebep olabilir. Dolayısıyla kurumların bu karmaşanın üstesinden gelebilmesi için özel düzenlemeler ve kurallar geliştirmesi gerekmekte. Fakat bu karmaşa tüketiciler için de aslında bir problem teşkil etmekte, farkında olsa da olmasa da...

Kaynak   toptechnews . com   Adam Dickter